Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı

 Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir.

Sınav kaygısı iki ayrı boyutta ele alınabilir. Endişe performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur. Yoğun Duygulanım kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.

Aşağıdaki bölümde sınav kaygısı yaşayan kişilerin, kaygının endişe ve duygulanım boyutlarını nasıl dile getirdiklerini gösteren bazı ifadeler bulacaksınız.

Endişe

Bu sınavda başarılı olamayacağım.                                                             

Bu sınav sonunda herşey berbat olacak.

Sınıftaki herkes benden daha zeki.

Bu sınavda başarısız olursam not durumumu bir daha asla düzeltemem.     

Sınav sırasında bildiğim herşeyi unutabilirim.

Kendimi yetersiz ve eksik görüyorum.

Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım?

Yoğun Duygulanım

Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor.

O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda.

Çok perişan bir durumdayım.

Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor.

Kendimi bir sis bulutu içinde hissediyorum, hiçbir şey bilmiyorum ve hatırlamıyorum.

Gözüm kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.

Sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerin sınav gününden önce ve sınav günü yaşadıkları belirtiler arasında, uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, sinirlilik, karamsarlık, kabus görme, korku, terleme, başağrısı, karın ağrısı, solunumda güçlük, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik, durgunluk gibi belirtilerle kötü not alma v.b. endişeler yer almaktadır.

Öğrenciler, sınav için sınıfta beklerken de ellerinde terleme olduğunu, kalplerinin çok hızlı çarptığını, başlarının ya da karınlarının ağrıdığını fark etmekte; ayrıca, gerginlik, sabırsızlık, el titremesi, bütün bildiklerini unutma korkusu, kendine güvende azalma gibi belirtiler yaşadıklarını da ifade etmektedirler

Sınav başladıktan sonra ise şu tür kaygı belirtileri ortaya çıkabilir: Dikkati toplamakta, sınava başlamakta, ve soruları anlamakta güçlük; bilinen bir soruda hata yapma korkusuna bağlı yoğun heyecan, kötü not alma beklentisi, öfke, düşünememe, sınavın kötü geçeceğine inanma, sürenin yetmeyeceği düşüncesi, zor gelen sorularda paniğe kapılma ve bazı fizyolojik belirtiler. Öğrencilerin çoğu, bu endişelerin ve fizyolojik belirtilerin sınavın ilk 30 - 40 dakikası içinde daha yoğun yaşandığını, sınavın sonlarına doğru, belirtilerin şiddetinde bir azalma olduğunu belirtmektedirler.

Görüldüğü gibi, yoğun sınav kaygısı içindeki kişiler, yalnızca bedensel bazı uyarımlar yaşamakla kalmayıp, aynı zamanda performanslarının yeterliliği konusunda da yoğun bir endişe içine girmektedirler.

Araştırmacılar, sınav başarısının düşmesinde endişe faktörünün etkisinin, yoğun fiziksel uyarıma oranla daha fazla olduğunu belirtmektedirler. Çünkü sınav kaygısının sınav sırasında yarattığı olumsuz ve ketleyici etkinin odağı dikkat mekanizmasıdır. Kişinin, potansiyelini ortaya koyabilmesi için sınav sırasında dikkatinin tümünü sınav sorularına yöneltmesi gerekir. Ancak sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin bölünmesine ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Oğrenci, dikkatini sınava vermekte güçlük çeker ve dikkat, sınav soruları ile kişinin kendi performansına ilişkin yorum ve değerlendirmeleri arasında bölünür. Bir süre sonra öğrenci, dikkatinin çoğunu akademik başarısıyla ilgili olumsuz yorum ve değerlendirmelere yöneltir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün performans göstereceğini düşünür. Böylece sınava odaklanması gereken zihinsel enerji, hedefinden uzaklaşıp, dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin çok altına düşer.

Sınav kaygısının gelişmesine zemin hazırlayan  faktörler

Evdeki sıkı disiplin, kısıtlayıcı ve güven kırıcı ebeveyn tutumları, Olumsuz ve kırıcı öğretmen eleştirileri, Cezalar, Kıt not verme, Zorlu sınav koşulları, Sık tekrarlanan okul başarısızlıkları veya başarının küçümsenmesi (örneğin; başarısını sürekli diğerlerine göre değerlendirilmesi), Yetişkinlerin olumsuz değerlendirmeleri ve bunların çağrıştırdığı öz'e tehdit duygusu

 

Sınav kaygısının farklı iki boyutu

1- Kuruntu sınav kaygısının bilişsel (zihinsel) yönüdür. Bireyin kendisine dönük olumsuz düşünceleri (kuruntuları), sınavda dikkatlerinin kolayca dağılmasına neden olabilir.

- Daldım, kendimi veremiyorum

- ya bu sınavdan iyi sonuç alamazsam ?

- ben zaten yeteneksiz, beceriksiz biriyim, türünden iç konuşmalar bireye yarar yerine, zarar getiren kuruntu örnekleridir.

2- Duyuşsallık ya da heyecansallık, sınav kaygısının duyusal fizyolojik yönünü oluşturan otonom sinir sistemi uyarılmasıdır. Örneğin;

-hızlı kalp atışları            -kızarma,sararma

-mide bulantıları            -sinirlilik ve gerginlik

-terleme                    -üşüme

Genelde yüksek sınav kaygılı bireyler, başkalarının eleştiri ve yargılarına aşırı duyarlılık gösterirler. Sürekli olarak özeleştiride bulunurlar. Özkavramları olumsuz, özgüvenleri düşüktür. Davranışları savunucudur.

Bir sınav insan için ne kadar önemli ise, o ölçüde kişiyi etkileyecektir. Öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı gibi önemi yüksek bir sınav, kişiliğe yönelik bir tehdit olarak algılanabilir.

Sınav kaygısı sonucu sınav başarısı % 40'a varan bir oranda düşebilmektedir.

Aile üyeleri sınav için yaşadıkları kaygılarını çocuklarına yansıtırlar ise zarar vermeye başlarlar. Ailenin sınava hazırlık döneminde aşırı özveride bulunması ve bunu sıkça dile getirmesi, çocuğu daha çok yük altında bırakmakta, yaşadığı gerilimi arttırmaktadır.

 

Akupunktur Uygulaması ile Sınav Kaygısının Rahatlatılması

-  Stress ile başaçıkmada kişinin kendi kontrol duygusu çok önemlidir.

- Herşeyden önce gencin kendi yaşamına sahip çıkmasına olanak tanımak gerekmektedir. Çocuğa kendi sorunlarını kendisinin çözeceğini, fakat ihtiyaç duyduğunda imkanlar dahilinde ona yardım etmeye hazır olunduğu mesajını vermek, onu rahatlatacaktır.

-  Üniversite seçme sınavı herşeyin başlangıcı ya da herşeyin sonu demek değildir. Sınavın yaşam içindeki yeri ve öneminin gerçekçi bir biçimde belirlenmesi, sınava girecek olan kişiyi olumlu etkilemektedir.

-  Herşeye rağmen sınav kaygısı bireyin başarısını düşürecek, hatta sağlığını bozacak kadar etkiliyorsa, profesyonel yardım almakta yarar vardır.

Akupunktur uygulaması ile yukarıda bahsi geçen durumların  hangilerinin olduğu tespit edilerek tedavi şeması ve süresi belirlenir.Uygulama  esnasında ortaya çıkabilecek farklı durumlar da değerlendirilerek uygulama  sürecinde ortadan kaldırılır.Akupunktur uygulamasındaki temel amaç kaygılanımın ortadan kaldırılması ve sınav başarısının maksimuma yükseltilmesidir.

İlaç verilmiyor olması, akupunktur  tedavisinin en iyi yanıdır.İlaç tedavileri ile ortaya çıkabilecek halihazırdaki ve gelecekteki olumsuz etkilerinin  bu şekilde önüne geçilmiş olur.

Akupunktur tedavisi ile kaygılanım sürecinin olumlu yöne çevrilmesi ile sağlıklı bir sınav süreci ve istenilen başarı çok iyi bir şekilde sağlanmış olur.